Ev Hakkında

Kadıköy denilince Moda, Moda denilince Barış Manço gelir akla. Kadıköy Belediyesi “Bir insan en son ne zaman bahsedilmekten vazgeçilirse, o zaman ölmüş sayılır.” diyen Barış Manço’nun yaşadığı, eserlerini ürettiği evi yenileyerek bir müze-ev haline dönüştürdü. Öncelikle eşi Lale Manço, oğulları Doğukan Hazar ve Batıkan Zorbey ile birlikte Barış Manço denince akla gelebilecek birçok detay biraraya getirildi. 9 Haziran 2010’da açılışı yapılan ev ile müzisyenin sanatçı kimliğinin yanı sıra farklı özelliklerini de yansıtan bir mekân oluşturuldu.

Manço Ailesi’nin özverili çabaları, Kadıköy Belediyesi öncülüğü ve Türkiye Halk Bankası’nın katkılarıyla kültür ve sanat kenti olan Kadıköy’e kazandırılan ”Barış Manço Moda 81300” ile Barış Manço ismi, Moda’daki evinde yaşamaya devam edecektir. Türkiye’nin adresini ezbere bildiği bu ev sayesinde Barış severler özledikleri Barış Manço ile yeniden buluşurken onu hiç tanımayanlar ise tanışma fırsatı bulacaktır.

Hepinize “Barış” dolu bir gezi diliyoruz.

MODA semti ismini, tarihinde geniş bahçeli köşklerde, farklı giyim kuşamları ve yaşam tarzlarıyla ilgi çeken ve bu konularda öncülük eden yaşayanlarından almıştır. Mr. Dawson, Moda’da Yusuf Kamil Paşa Sokağı’nda, 1895-1900 yılları arasında Constantine P. Pappa’ya birbirinin aynısı iki köşk yaptırmıştır. Köşklerden birisinde kendisi, diğerinde oğlu uzun yıllar oturmuşlardır. Mr. Dawson’un oğlu için yaptırdığı köşk birkaç el değiştirdikten sonra 1967’de yıkılarak yerine apartmanlar yapıldı. Mr. Dawson kendisine ait olan köşkü 1930’lu yıllarda bir Alman aileye satarak ülkesine geri döndü. Köşk 1965’e kadar birkaç el değiştirdikten sonra James Whittall tarafından satın alındı. Köşkün dış görünüşünde, panjurların kaldırılması dışında bir değişiklik yapılmazken, içinin özelliği kısmen de olsa kayboldu. Uzun yıllar Whittall Köşkü olarak varlığını sürdürürken 1984’te Barış Manço, Whittall ailesinin son fertlerinden köşkü satın alır ve aslına uygun olarak restore ettirerek varlığını sürdürmesini sağlar.

Viktoryen tarzda inşa edilmiş olan bu köşk; cepheyi çevreleyen hareketli kilit taşları, ferforje çift kanatlı balkonları ile o zamanın karakteristik mimari özelliklerini taşır. Siyah çift kanatlı demirden yapılmış olan ana kapının kenarlarındaki mermer silmelerinde Barış Manço’nun vefat ettiği gece hayranlarının yazdığı sözler orijinal haliyle korunmaktadır. Köşkün bahçesinde, Manço’nun arabası ve şarkı sözlerinden esinlenerek yapılan “Domates, Biber, Patlıcan” ve ”Arkadaşım Eşek” heykelleri bulunmaktadır. Köşkün girişinde yer alan beyaz Afyon mermeri ile döşenmiş küçük antre, salon ve yemek odalarını ikiye ayırması ile bu tip evlerin karakteristik özelliğini yansıtır. Girişin tam karşısında yer alan beyaz mermerden Venüs heykeli, antrede ziyaretçileri karşılamaktadır.
 

Barış Manço heykeli, antrenin sağında, bestelerini yaptığı meşhur Steinway B210 kuyruklu piyanosunun başında ziyaretçilerini karşılıyor. Silikondan heykel, ünlü heykeltıraş Murat Daşkın’a Kadıköy Belediyesi tarafından 2014’te yaptırılmıştır. Evin en kıymetli parçalarından olan ve “O benim rüyam” dediği piyanosunu, Barış Manço bizzat Avusturya’dan almıştır. Yine bu salonda Mithat Paşa’nın çalışma odasına ait kaplumbağa kabuğundan kakma tekniği ile bronz gürler karıştırılarak yaratılan çalışma masası, masayı aydınlatan avize ve hemen karşısında da bahü bulunmaktadır. Bahü üzerinde o dönemi yansıtan şamdanlar ve saat bulunmaktadır. Şamdan, bronzdan olup III. Napolyon dönemine aittir. “Belle Époque” denilen 1800’lü yılların sonu ile 1900’lü yılların başları arasındaki döneme ait olan kıymetli cam eserler evin en nadide parçalarındandır. Fransız emaye desenli, mineli ve altın işlemeli cam vazolar salonun duvar nişlerinde sergilenmektedir. Barış Manço’nun dünyanın çeşitli ülkelerinden topladığı ve itina ile getirdiği cam eşyalar sanatçının en sevdiği parçalardır. Ayrıca koleksiyona ait likör takımları da yemek salonundaki büfede sergilenmektedir. Salonda Manço’nun sanat hayatı boyunca aldığı ödüllerin sergilendiği köşe ve duvarlarda da onun tablo koleksiyonundan seçilmiş değerli tablolar sergilenmektedir.

Antrenin solunda yer alan yemek odasını, 90 kilo ağırlığında 12 kollu Fransız bronz bir avize aydınlatmaktadır. Avizenin hemen altında, maundan yapılmış olan masa, tipik bir İngiliz masasıdır. Arkada “sömenye” denilen haftanın her günü için ayrı kullanılan eşyaların bulunduğu, yedi katlı Napolyon tarzında bir dolap ve yandaki duvarlara bitişik, İngiliz Kraliçesi Anne dönemine ait olan bir büfe bulunmaktadır. Ayrıca yemek odasında fildişi kakmalı, siyah renkli, nadide bir bahü daha yer almaktadır. Yemek odasını Manço’ya çeşitli ülkelerden hediye edilen beratlar ve değerli cam mine işlemeli likör takımları süslemektedir.

Ailenin yaşadığı dönemde yemek odasına, servis vermek amacıyla kullanılan alanda, Barış Manço ile bütünleşen kostümler sergilenmektedir. Aynı bölümde onun askerlik üniforması, kesmek zorunda kaldığı saçlarından bir tutam ve askere gitmeden once annesinin elini öperken çekilen fotoğrafı da yer almaktadır.

Duvarlarda Barış Manço’ya ait notalar sizi takip etmekte ve piyanonun tuşlarına basarcasına çıktığınız merdivenler sizi evin birinci katına ulaştırmaktadır.

Evin birinci katında Barış Manço’nun kullandığı diş fırçası ve tıraş takımının yer aldığı siyah seramiklerle dekore edilmiş ebeveyn banyosu yer almaktadır. Yine bu alanda bateri şeklinde tasarlanmış büfede, sanatçının çeşitli takıları sergilenmektedir.

Antrenin solunda, 19. yy sonu 20 yy. başında etkili olan Fransız ekolünün tipik bir örneği olan yatak odası orijinal haliyle görülebilir. “Salmersheim Brouholt” imzalı yatak odası takımı Art Nouveau tarzında olup yatak, tuvalet masası, sandalyesi ve armut ağacından yapılmış gardırobu ile 4-5 parçadan oluşan bir takımdır. Ayrıca avizeler de o döneme ait özel tasarımlardır. Barış Manço ile özdeşleşen yüzük ve kemerleri özel tasarlanmış vitrinlerde, duvarlarda da onun tablo koleksiyonundan seçilmiş değerli tablolar sergilenmektedir. Barış Manço ve Lale Manço’nun günlük kıyafetlerinin yer aldığı “Kıyafet Odası” da Manço’nun giyim tarzı konusunda aydınlatıcı fikirler vermektedir.

Antrenin sağında misafirlere ayrılan yatak odası bulunmaktadır. Aynı zamanda bir koleksiyoner olan Barış Manço bu odayı, III. Napolyon dönemine ait olan ama daha çok Viyana ekolünü yansıtan mobilyalarla döşemiştir. Bu mobilyalar sedef kakmalı olup yaklaşık 180 yıllıktır ve Barış Manço’nun Lale Manço ile evlendikten sonra beraber aldıkları ilk antika eşyalardır. Yine aynı odanın duvarlarında duvarlarda da onun tablo koleksiyonundan seçilmiş değerli tablolar sergilenmektedir.

Sadece çocuklara ait olan bu katta Doğukan ve Batıkan’ın odaları, çalışma ve oyun alanları yer almaktadır. Çocuklara ait oyuncaklar, çeşitli ülkelerden anı olarak toplanan küçük objeler, cam vitrinlerde sergilenmektedir.

Doğukan’a ait olan ve çocuk banyosunun hemen yanında yer alan odanın duvarlarında Barış Manço’nun yaptığı tablolar ve grafik çalışmaları görülebilir. Belçika Kraliyet Akademisi’nde resim ve grafik eğitimi aldığı dönemde yaptığı çalışmalara da bu odada yer verilmektedir. Akademiden birincilikle mezun olduğunu gösteren belge ve sanatçı ile bütünleşmiş olan takıları; gitar ve plak şekillerindeki vitrinlerde sergilenmektedir.

“Adam Olacak Çocuk” odası olarak düzenlenen bu oda ziyaretçileri zamanda kısa bir yolculuğa çıkarmaktadır. Barış Manço, insanlar arasında iletişim köprüsü kurmanın yaşamdaki görevi olduğuna inanarak 1988’de TRT’de yayınlanan 7’den 77’ye programıyla milyonlarca insanı ekrana kilitlemiştir. Bu programın “Adam Olacak Çocuk” bölümü ile çocukların gönlünü fethetmiş ve onlara yeteneklerini sergileme fırsatı tanımıştır. Çocuklar Barış Ağabey’lerinden süt içmeyi, dişlerini fırçalamayı ve otomobilin arka koltuğuna oturmayı öğrenmişlerdir. Odadaki kamera, Barış Manço’nun bu programın çekimlerinde kullandığı kameralardan biridir. Odada kurulan ekranda ise “Adam Olacak Çocuk” program izlenebilmektedir.

Doğukan ve Batıkan’ın oyun alanı olarak kullandıkları, arkadaşlarını ağırladıkları bu bölümde Barış Manço’nun kişisel eşyalarının sergilendiği vitrinler yer almaktadır. Ayrıca duvarda sanatçıya ait grafik çalışmaları bulunmaktadır. Modern Evliya Çelebi ve Kültür Elçimiz olan Barış Manço’nun, seyahat ettiği ülkelere ait fotoğrafları, pasaportları, uçuş kartları soldaki vitrinde görülmektedir. Orta bölümdeki vitrinde Barış Manço’ya ait eski yapraklı nüfus cüzdanı ve diğer kişisel eşyaları sergilenmektedir.  Sağdaki vitrinde Barış Manço’nun el yazısı ile kaleme aldığı yazıları ve gözlüğü gibi kişisel eşyaları bulunmaktadır. Diğer vitrinlerde ise Barış Manço’ya ait fotoğraf makinesi koleksiyonundan bazı parçalar yer almaktadır. Aynı alanın duvarlarında birbirinden ilginç desenli, “Adam Olacak Çocuk” programlarında da kullandığı, esprili kravat koleksiyonunun bir bölümü sergilenmektedir.

Girişten bir kat aşağıya inildiğinde karşılaşılan, daha önce kiler ve çamaşırlık olarak kullanılan bölümler daha sonra büro olarak düzenlenmiştir. Barış Manço’nun Şövalye Odası ile onun yanında yer alan ve Lale Manço tarafından kullanılan oda, siyah demirden küçük bir mazgal pencereyle birleştirilmiştir. Bu bölüm şu anda Yönetim Ofisi olarak kullanılmaktadır. Antrede, sanatçının Belçika’dan aldığı şövalyelik unvanı, kullandığı mendilleri ve hediye edilen kırbaçlar sergilenmektedir.

Bu katta, girişin solunda “Şövalye Odası” yer almaktadır. Bu oda kiler olarak kullanılmış ve zamanla duvardaki sıvalar sökülerek orijinal tonozlu tavanı ve taştan duvarları açığa çıkarılmıştır. Barış Manço odanın atmosferinden aldığı ilhamla, Belçika Kraliyeti’nin verdiği şövalye unvanındaki armadan esinlenerek camlara ve kapı kanatlarına çeşitli vitraylar yaptırmıştır. Duvarları baltalar ve şövalye dönemine ait eşyalarla süslenen bu odada Barış Manço birçok beste ve tablo üretmiştir. Çalışma masasında sanatçının heykelinin yanı sıra resim yaparken kullandığı kendisine ait boyalar da sergilenmektedir.

Yönetim odasında Barış Manço’nun tüm sanat hayatını kapsayan geniş bir arşiv bulunmaktadır. Odanın tam karşısında Barış Manço’nun eski bir kapıdan yaptırdığı ahşap bir taht sergilenmektedir.

Manço Ailesi evin tarzına uygun olarak düzenledikleri kışlık bahçeye “Limonluk” adını vermişlerdir. Kış bahçesinde ziyaretçileri karşılayan “Kurtalan Ekspres” grubu üyelerinin enstrümanları yer almaktadır. Aynı alanda 1905 yılı Amerikan yapımı ilk orgların atası sayılan, ayak pedallarıyla hava üfleyerek çalışan “harmonium” bulunmaktadır. Bu bahçenin sağında duvara bitişik duran aynalı çiçeklikler ve bahü farklı yalılardan alınmıştır. Yazlık bahçe ile kışlık bahçe, ailenin Art Nouveau akımına hayranlıkları sebebiyle süslemeler ile birbirinden ayrılmıştır.

Yazlık bahçede plak şeklinde tasarlanmış masalar ve nota şeklinde sandalyeler yer alıyor. Bu alanda sanatçının birlikte müzik yaptığı gruplara ait orijinal duvar afişleri yer almaktadır.

Eserleri Arapça, Bulgarca, Farsça, Felemenkçe, Fransızca, İbranice, İngilizce, Japonca, Kürtçe ve Yunanca’ya çevrilerek yerel sanatçılar tarafından tekrar seslendirildi.

Başrollerini Meral Zeren’le paylaştığı “Baba Bizi Eversene”.

Ağlama Değmez Hayat, Alla Beni Pulla Beni, Aman Yavaş Aheste, Anlıyorsun Değil mi?, Ay Osman, Aynalı Kemer, Bal Sultan, Bebek, Ben Bilirim, Bir Bahar Akşamı, Can Bedenden Çıkmayınca, Çıt Çıt Çedene, Çoban Yıldızı, Dağlar Dağlar, Dere Boyu Kavaklar, Derule, Domates Biber Patlıcan, Eğri Büğrü, Gamzedeyim, Geçti Dost Kervanı, Gönül Dağı, Gülpembe, Gülme Ha Gülme, Günaydın Çocuklar, Halil İbrahim Sofrası, Hey Koca Topçu, İşte Hendek İşte Deve, Kağızman, Kalk Gidelim Küheylan, Katip Arzuhalim, Kazma, Kol Düğmeleri, Lambaya Püf De, Nazar Eyle, Nerede?, Seher Vakti, Unutamadım, Yemen Türküsü, Nick The Chopper.